Hamd ezelden ebede kadar her kim tarafından ve her kim için yapılıyor olursa olsun yalnız AZİZ ve CELİL olan ALLAH'a aittir
ALLAH'ı Bilmek
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

ALLAH
REZZAK
TEMEL ANLAMI:
* Yarattıklarına nerede olurlarsa olsunlar son nefeslerine kadar muhtaç oldukları maddi ve manevi her şeyi, bedenlerinin ve ruhlarının gıdalarını, kesintisiz biçimde ve çok çok veren: “Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı ALLAH’â aittir.” (11/Hud:6)
* “(Şuayb) Dedi ki: ‘Ey halkım! Eğer ben Rabbimden gelen açık bir delile dayanıyorsam ve O Kendi katından bana güzel bir rızk (peygamberlik) lütfetmişse?” (11/Hud:88)
* “Tekrar tekrar rızk veren, onu çoğaltıp genişleten.”(Halimi)
* “Rızka kefil olan, her canlıyı yaşatacak zaruri gıdayı üzerine alan.”(Hattabi) “O, doyurur, Kendisi doyurulmaz.” (6/En’am:14); “ALLAH size verdiği rızkı kesiverse, size rızk verebilecek olan kimdir?” (67/Mülk:21)
TEMEL ANLAMIN AÇILIMI VE İKİNCİL ANLAMLARI:
* “Rızk ise, ihtiyaca cevap olarak sürekli verilen azık demektir. Maddi de olur, manevi de. Mesela, manalar, aklın rızkıdır, görünen varlıklar gözün rızkıdır, yiyecekler dilin rızkıdır, sevilenler kalbin rızkıdır, kokular burnun rızkıdır. İnsanın her hissine göre bir sofra vardır. Evet, her rızkı ALLAH yaratır. (…) Mideyi yaratan ALLAH, ona münasip rızıkları da yaratıyor.”(Ömer Sevinçgül, ALLAH, 31)
* “Genellikle rızk denildiğinde, öncelikle, bedenin ihtiyacını karşılayan, ona güç ve kuvvet kazandıran maddi nimetler hatıra gelir. (…) Manevi rızk denilince, öncelikle, ruh ve kalbi rahat ettirerek huzura kavuşturan şeyler hatıra gelir. Aklın rızkı, nimetin kendisi değil, onu tefekkür etmektir. Kalbin rızkı, çiçeğin kokusu ve rengi değil onu sevmek, onda tecelli eden ilahi isimleri sevmek ve o isimlerin sahibi olan ALLAH’ı sevmektir.”(Alaaddin Başar, Esma-i Hüsna, 64)
* “Rızk, ‘Cenab-ı ALLAH’ın canlıya zevk ve faydalanma nasip ettiği şey’ diye tarif edilir.
Şu halde mülk olsun olmasın, yenilen içilen ve başka şekillerde kullanılan ve bilfiil faydalanılan mallara uygun olduğu gibi evladı, eşi, gayret ve işi, ilim ve bilgileri de içine alır. Ancak hepsinden de yararlanılması gerekir. Bu yararlanma dünya ve ahiret yararlanmasından daha geneldir.
Buna göre bilfiil yararlanılmayan din ve dünyevi mal, mülk, evler, aile, ilim ve bilgi rızk değildir. Bir şey çeşitli yararlanma biçimlerine ve farklı kimselere göre rızk olabilir. Malından, gücünden, ilminden yararlanmayanlar rızıklanmış değildir.”(Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır)
TAMAMLAYICI BİLGİLER:
* “Rızk fiiline muhatab olanlar ise, çeşitli hayat tabakalarından bütün canlılar, bütün insanlar, bütün şehidler ve Cennet ehlidir. Kaydetmek gerekir ki, takdir ettiği yaşama sürelerince, her canlının rızkını üstlenen ALLAH, bu rızkı istediği kimse hakkında genişletir veya daraltır. Ve bunun israfla heder edilmesine razı olmaz” (Suat Yıldırım): ‘ALLAH, kullarına rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde azarlardı. Fakat O, (rızkı) dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarına karşı Habir’dir, Basir’dir (her şeyden haberdar, her şeyi gören)” (42/Şura:27)
* “ALLAH, Kendi takdirine göre rızk verir. ALLAH’ın rızkı vermesi akıl ve zekaya göre değildir. Aptala ve cahile de rızkını veren O’dur. ALLAH’ın takdiri gereği, rızkı elde etmenin ve zengin olmanın yollarını çok iyi bilen kimselerin bol rızka ve servete kavuşamayıp fakir düşmeleri çok görülen olaylardandır. Rızkı elde etmek, rızkı aşırı isteyip hırs göstermekle mümkün değildir. ALLAH Kendi takdiri, tedbiri ve kudreti gereği bir sebebe bağlı ya da bir sebebe bağlı olmayarak veya harici bir sebeple yarattıklarının rızkını azaltır veya çoğaltır.”(Matüridi, İmam Matüridi’de Esma-i Hüsna, Musa Koçar,61)
* “Rezzak’ın yarattıklarını rızıklandırmasında onların iman veya küfür içinde bulunmaları önemli değildir.”(SadreddinKonevi, Esma-i Hüsna Şerhi, 73)
* “Kur’an’da bu fiil insana dayandırılmamış, gerek doğrudan doğruya ve gerekse bir takım sebeplere bağlı olarak rızk vermenin Cenab-ı Hakka ait olduğu vurgulanmıştır.”(İzzeddin Cemel)
* “Kim Rezzak’ın sadece ALLAH olduğunu bilirse O’na yönelen gerçek bir ferd olmuş olur.”(Kuşeyri,)
* Bir adam ALLAH Dostu Hatim el-Esamm’a sorar: “Nereden yiyorsun?”
“O’nun hazinesinden”
“Sana gökten ekmek mi yağıyor?”
“Eğer yeryüzü O’nun olmasaydı gökten yağdırırdı.”
* Rezzak isminin tecellisine ayna olanlar, ALLAH’ın maddi ve manevi olarak rızıklandırdığı bütün varlıklar; araç olanlar ise o varlıklara ALLAH’ın verdiği rızıklara vasıta olanlardır.
Bu nedenle “kulların elleri ALLAH’ın rahmet hazineleridir” denmiştir.
* “Eli, bedenlerin rızkının hazinesi, dili de kalplerin rızkının hazinesi kılınan kişi yüce lütfa mazhar olmuştur.”(İsmail Bursevi)
* “Rezzak’ı görmekle nimete ulaşan kimseye kaybettiği rızıklar zarar veremez.”(SadreddinKonevi, Esma-i Hüsna Şerhi, 73)
* “O, rızıkları ve rızıklandırdıklarını yaratan, onlara rızıklarını ulaştıran ve rızık elde etme sebeplerini meydana getirendir. Rızıklar ikiye ayrılır:
1- Bedenin muhtaç oldukları rızıklar. Bunlar her türlü maddi yiyecek ve içeceklerdir.
2- Kalbin muhtaç olduğu rızıklar. Bunlar her türlü ilimler ve ilhamlardır. Batıni rızıklar, yani kalbin gıdası olan ilimlerle, mükaşefeler (kalbe ait manevi açılımlar, keşifler), rızıkların en üstünüdür. Çünkü Batıni rızıkların ürünleri ebedi hayattır. Zahiri rızıkların, yani bedenin ihtiyacı olan gıdaların ürünü ise kısa bir süre için bedenin kuvvetli kalmasıdır.” (Gazali)
*“Manevi rızıklar kutsal kitaplardadır, fakat bazıları esasen ter ü taze olmalarına rağmen insan eliyle kirletilmişlerdir. Ancak en son kitap olan Kur’an-ı Hakim hariç; onunla oynanmadığı gibi bir noktası dahi değiştirilmemiştir. Maddi rızkımızı kazanmak için gayret göstermemiz gerektiği gibi Kur’an’dan alacağımız manevi rızkımız da gayretlerimizin miktarına göre bir derecede olacaktır.”(Tosun Bayrak, Esmaü’l-Hüsna, 69)
- Maddi rızıklar da yeryüzüne büyük bir hikmet, adalet ve rahmet ile dağıtılmıştır. İnsanlık tarihi boyunca yeryüzünün enerji kaynaklarındaki sıralanış bu durumun en net göstergelerinden biridir:
“Enerji kaynakları arza öyle dengeli yerleştirilmiş ki medeniyet farkına varmadan kaderini yaşamaktadır. Önce kömürü keşfetti. Arkasından petrole geçti. Oradan da nükleer enerjiyi buldu.
Enerji kullanım tarihine bir nazar edelim. Dünya nüfusu 200 milyon olana kadar orman fazlası odun insanların ihtiyacına kafi geliyordu. Nüfusun milyarı bulduğu son yüz yıllarda ise, toprağın altında kömür depoları bulunmasa idi hiç de iç açıcı neticeler ortaya çıkmayacaktı. 19. asırda tüm ormanlar bitirilecek, 20. Yüzyıla çıplak bir yeryüzü miras kalacaktı.
Arzın petrol depoları olmasa 5 milyara ulşan bugünün dünyasına kömür de kafi gelmeyecek, kömürlü tren ve vapur dışında hiçbir motorlu taşıt kullanamayacaktık.
Demek ilk çağlarda canlıların iri olmasında son çağlardaki insanların ihtiyacının görülüp planlanması var. Çünkü kömür ve petrol o zaman ki olağanüstü irilikteki bitki ve hayvanların yer altında kalıp, dönüşümler geçirmesi sonucu oluştuğu kabul ediliyor. Şu halde bu kadar bol petrol ve kömür için herbiri onlarca hatta yüzlerce tom ağırlığındaki hayvanlar ve olağanüstü irilikte bitkiler fgerekiyor olmalıydı. İlahi hikmetin bu fevkalade ince hesapları düşünen kafaları hayret ve tefekküre sevketmektedir.” (Osman Çakmak, Soyut Dünyalar ve Gerçek Uzaylılar, 89)
PRATİK BOYUT:
* Kur’an, Rezzak isminin tecelli ederek, insanın maddi ya da manevi ihtiyacının giderilmesini kulun iradesine düşen, sırlı ve önemli bir sebebe bağlamıştır: “Kim ALLAH’a karşı gelmekten sakınırsa (takva sahibi olursa), ALLAH ona bir çıkış yolu yaratır. Ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır.” (65/Talak:2-3) Yani kuldan takva, ALLAH’tan da rızk… Hem de hiç beklenilmeyen bir yerden ve sürpriz olarak…
* ALLAH’tan rızkımızı isteme konusunda Kur’an’ın öğrettiği bir diğer dua da Hz. Musa’ya ait olan: “Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra muhtacım!” (28/Kasas:24) yakarışıdır. Bu dua, özellikle, kullardan hiçbir yarar gelmeyecek gibi görünen durumlarda yapılmalıdır.
* “Karnı tok olduğu halde sanki açlıktan kansız kalmış gibi açgözlülük eden ve daha fazlasını isteyen kimsenin durumu ne kötüdür. Oysa sen, muhtaç olduğun halde, aşırı düşkünlük göstererek rızk arama. Bil ki düşkünlükle rızk araman sana takdir edilen rızkı kesinlikle arttırmaz. Sana ancak takdir edilen rızk ulaşır, fazlası değil. O halde kendini küçük düşürerek rızk aramaktan vazgeç, onurunu koru. Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır: ‘Ruhulkudüs kalbime ilham etti ki, hiçbir nefis, rızkını tamamlamadıkça ölmeyecek. O halde ALLAH’tan korkun ve güzellikle isteyin. Helal olanı alın, haram olanı bırakın.”(Kurtubi)
* “Kulun Rezzak isminden nasibi iki noktadadır. Bunlardan biri gerçek anlamda rızk verenin ALLAH olduğunu bilmesi, O’ndan talepte bulunması ve O’na güvenmesidir. İkincisi O’nun kullara, hakka klavuzluk eden bir ilim, irşat eden bir dil veren bir el lütfetmesidir. Böylece kul, sözleri ve fiillerinin yardımıyla, değerli rızıkların kalplere ulaşmasına aracı olur. ALLAH, bir kulu sevdiğinde yaratılmışların ona olan ihtiyacını arttırır ve onu ilahi nimetlerin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına aracı kılar.”(Gazali)
* “Her Müslüman, ALLAH’tan başka rızk veren bir mutlak Rezzak’ın olmadığını bilmelidir. Eğer başkası, geçinmesi için rızk veriyor görünse de gerçekte o, kendisine verileni vermektedir. O halde sen de ALLAH’ın sana rızk olarak verdiklerinden başkalarına ver ki, ALLAH sana daha fazlasını versin. Yüce ALLAH bu gerçeği bize şöyle bildirmektedir” (Kurtubi): ‘De ki: ‘Rabbim dilediğine bol rızk verir ve (dilediğinden) kısar. Siz ALLAH için ne verirseniz, ALLAH da onun yerine size başkasını verir. O, rızk verenlerin en hayırlısıdır.” (34/Sebe:39)

İLGİLİ HADİSLER:
* Hz. Muhammed (Ona Binler Selam)özellikle İslam’ı yeni kabul etmiş olanlardan şu duayı yapmalarını istemiştir: “ALLAH’ım! Günahlarımı bağışla, bana merhamet et. Daima doğru yolu izlememi nasip et. Bana beden sağlığı lutfet ve beni rızıklandır.” (Müslim)
* “Eğer siz, ALLAH’a hakkıyla tevekkül edebilmiş olsaydınız, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar, sabah erkenden aç giderler, akşam tok olarak dönerler.” (Tirmizi)
* “Şüphesiz ki rızk, kulu, ecelinin kendisini aradığı gibi arar.” (İbn-i Hibban)
* “Zikrin en hayırlısı gizli olanı, rızkın en hayırlısı da ihtiyacı karşılayacak kadar olanıdır.” (Münziri)
* “(Kızı Hz. Fatıma’ya seslenerek:) ‘Ey kızım kalk! Rabbinin rızkını taksim etmesine şahit ol. Gafillerden olma! Şüphesiz ki ALLAH Azze ve Celle insanların rızıklarını tan yerinin ağarması ile güneşin doğması arasındaki zamanda taksim eder.” (Beyhaki)
* “Rızka seni araması emredildi, sana da Cennet’i araman emredildi.”(Hz. Ali)