Hamd ezelden ebede kadar her kim tarafından ve her kim için yapılıyor olursa olsun yalnız AZİZ ve CELİL olan ALLAH'a aittir
ALLAH'ı Bilmek
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

ALLAH
SELAM

TEMEL ANLAMI:
* Başkalarının Kendisine kusur, noksanlık ve zarar vermesinden sonsuz derecede uzak bulunan.
* Yarattıklarını, yaşadıkları her çeşit musibet ve sıkıntıdan kurtuluşa çıkartan. Onları her türlü tehlikeden koruyan. Esenlik veren.
* “ALLAH gerçek ilahtır. O’ndan başka ilah yoktur. O… Selam’dır…” (59/Haşr:23) “Selam” kelimesi Kur’an’da sadece bu ayette ALLAH’ın bir ismi olarak geçer.
TEMEL ANLAMIN AÇILIMI VE İKİNCİL ANLAMLARI:
* “Her türlü eksiklik, acz ve kusurdan, yaratılmışlara özgü değişikliklerden ve yok oluştan münezzeh olan, selametin kaynağı olup esenlik veren.” (Ragıb el-İsfehani)
* “Zatı kusurdan, sıfatları noksanlıktan ve fiilleri şerden salim olan.” (Gazali; Esma’ül Hüsna Şerhi, 86)
* “Acı ve zararlı görülen işlerin sonunda bile hayırlar yaratan.” (M. Nusret Tura; O’nun Güzel İsimleri, 63)
* “Ebede kadar fasılasız, hatasız bir şekilde ve asla zayıflamadan varlığı devam eden.” (Tosun Bayrak; Esmaü’l-Hüsna, 53)
* Kullarına Cennet’te selam veren. Onları, her türlü Cennet nimeti ile donatıp, şenlendiren, orada sonsuz bir mutluluk, huzur ve esenlik veren: “Onlara Rahim olan Rabbin söylediği selam vardır.” (36/Yasin:58) Bu durum kulun Cennet’te sahip olacağı en büyük mutluluk ve müjdeye işaret etmektedir: “İşte onlar, sabretmelerine karşılık Cennet’in en yüksek makamıyla mükafatlandırılacaklar, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır.” (25/Furkan:75)
TAMAMLAYICI BİLGİLER:
ALLAH’a Bakan Yönü:
* O’nun fiilleri arasında, Selam ismi nedeniyle mutlak kötülük yoktur. Ancak içinde hayır saklı olan ve kötülük gibi algılanan bir takım şeyler vardır ki, bunlar da doğrudan ve tamamen kötülük olmayıp, terbiye etme veya adaleti gerçekleştirme amaçlı fiillerdir.
* ALLAH’ın münezzeh olduğu her şey Selam isminin kapsamındadır.
Selam-Kuddüs İlişkisi:
* “Kuddüs ve Selam isimleri arasında çok ince bir anlam farkı bulunmaktadır. Şöyle ki; Yüce ALLAH’ı, mükemmeliyetine aykırı olan her çeşit sıfattan tenzih eden isim Kuddüs; O’nun yetkinliğiyle çelişen her tür eylemden O’nu tenzih eden isim ise Selam’dır.” (Fahrüddin Razi)
Manevi Lütuflar Selam İsmindendir:
* Din, Kitab ve Peygamber gönderilmesi ALLAH’ın Selam isminin tecellisiyledir.
Ahirette Selam İsmi:
* Ahiretin başlangıcında, muhakeme-i kübrada salih Mü’minlerin günahlarının bağışlanması, şefaat edicilerin şefaatleri ve adaletin gereği olarak Cehennem’e gönderilmeleri yerine sonsuz rahmetin tecellisiyle doğrudan Cennet’lik olmaları Selam ismi sayesindedir. Nitekim Mü’min kulların Sırat’tan geçişlerini anlatan bir hadiste Efendimiz (OBS) bu sırada onların sürekli olarak: “ALLAH’ım! Selamet ver! ALLAH’ım Selamet ver!” diyeceklerini anlatmaktadır.
* Alaaddin Başar: “Canlı cansız her şeyi yokluktan varlığa salimen çıkaran ALLAH, Kendisine iman ederek istikamet üzere ömür süren kullarını da kabir ve mahşer safhalarından salimen geçirerek ‘Darü’s-Selam’ olan Cennet’ine ulaştıracak ve orada bu bahtiyar kullarına ‘Selam’ diye hitap etmekle, bütün dert ve çilelerden, hastalık ve musibetlerden salim bir hayat süreceklerini müjdeleyecektir.
Bu müjdeye mazhar olmak isteyen bir kul, kalbini her türlü şüphelerden, aklını sapık fikirlerden, dilini yanlış sözlerden, midesini haram lokmadan, kısacası hem ruhunu hem de bedenini sonu azap olacak şeylerden uzak tutmaya çalışacaktır. Zaten Müslüman denilince, ‘ALLAH’a tam teslim olmakla bu selamete erişmiş bahtiyar kul’ anlaşılır.” (Alaaddin Başar; Esma-i Hüsna, 42)
* Hile, kin, hased, kötülüğü istemek gibi şeylerden uzak, günah ve yasaklardan temizlenmiş bulunan her insan, ALLAH’a selamet sahibi olmuş bir kalple kavuşacaktır. İnsanın bu gibi manevi kirlerden arınmış olması ALLAH’ın Selam isminin tecellisine sahip olması şartına bağlıdır. Ve sonuçta ALLAH katında değer taşıyacak olan da böyle bir kalbe sahip olabilmektir. Tıpkı Kur’an’ın dediği gibi: “(Kıyamet günü) Ancak ALLAH’a kalb-i selim (temiz bir kalp) ile gelenler (kurtuluşa erer).” (26/Şuara:89)
Koruma ve Güvencenin Kaynağı Olarak Selam İsmi:
* “Selam ismi, varlıkları tehdit eden her türlü zararlı ve tehlikeli durumlara karşı güvencenin ve esenliğin teminatıdır. ALLAH’ın Selam isminin güvencesi ve koruması altına girenlere hiçbir varlık zarar veremez.
ALLAH’ın Selam ismi, Mü’minlerin toplum hayatına selamlaşma adeti olarak yansır.” (Mehmet Dikmen; Esmaü’l Hüsna, 35)
Kalbin Selim Hale Getirilmesi:
* “Bu ismin manasını bilen kimsenin Mevla’sına selim bir kalple dönmesi edeplerdendir. Selim kalp; hile, aldatma, kin ve kıskançlık gibi şeylerden kurtulmuş olan kalptir. Bütün Müslümanlara karşı gönlünde; ancak saflık ve halis niyet, doğruluk ve katışıksız arı duygular besler. Müslümanlar hakkında hüsn-ü zanda, kendi nefsi hakkında ise su-i zanda bulunur. Kendi eylemlerine hakir bir gözle bakar. Kendi sözlerini iftiravari bir gözle ele alıp inceler. Kendisi yaratılmışların en şerlisi olduğuna inanır. Bundan dolayı yaşça büyük bir insanı kendisinden daha hayırlı görür. Çünkü o, Yüce ALLAH’ı kendisinden daha önce tanımış ve O’na daha çok ibadet etmiştir. Küçük bir insanı da kendisinden daha hayırlı görür. Çünkü -o, kendisinden daha az günah işlemiştir.
Sufiler derler ki: ‘Mü’min kardeşinin bir ayıbını gördüğünde onu yetmiş çeşit mazeret bularak temize çıkarmaya çalış. Ve eğer bu mazeretlerden hiçbiri senin nefsini ikna etmeye yeterli olmazsa o zaman da: ‘Yetmiş mazerete bile ikna olmadın’ diye kendini ayıpla.’
Müslümanlar için kalbi selim olan kişinin, kalbinde Mü’minlere karşı kötülük barındırmaması, onlara dua etmesi, kendisine kötülük edilmesine karşılık onlara güzellikle mukabelede bulunması, zulüm görmesi halinde onlara kendi nefsinden insaflı davranması, selim kişinin özelliklerindendir.” (Abdülkerim Kuşeyri; O’nun Güzel İsimleri, 38)
* “Kişinin selim bir kalp ile Rabbine kavuşabilmesi için, fikri yeteneklerinin ters yüz olmaması şarttır. Bu da ancak, aklın daima nefse galip kılınmasıyla gerçekleşebilir.” (Gazali; Esma’ül Hüsna Şerhi, 87)
* “Bütün yaratıklar arasında bu ismin kutsiyetine sadece nefsini şehvetlerden salim kılan, kalbini şüphelerden arındıran kimseler ulaşabilir. Şu halde selamet Haktan Hakkadır.
Ehl-i Hakkın selameti, kuşku kirlerinden ve gizli ya da açık şirk karanlığından temizlenmeleridir.
Bu ismin gerçekleriyle donanan kimsenin belirtisi, vakur, ağırbaşlı, mütevazi ve inatçıların neden olduğu sıkıntılara karşı sabırlı olmaktır. Onlar, gafil insanlarla tartışmazlar, cahillerle çatışmazlar; onlar, Hakkın bu özelliğine sahip insanların nitelediği gibi olurlar.
Hak şöyle buyurmuştur: ‘Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında: ‘Selam!’ derler.” (25/Furkan:63) Bu ifade, bazen söz ile olabileceği gibi bazen de hal ile olabilir.
Bu makam sahibi, ‘selam’ ifadesine bir şey eklemek isteseydi bile, buna gücü yetmezdi. Bunun nedeni iradesinin olmayışı ve Hakkın kendisini korumasıdır, çünkü Hakk, bu kişinin işitmesi, görmesi ve bütün azaları olmuştur.” (Sadreddin Konevi; Esma-i Hüsna Şerhi, 46)
PRATİK BOYUT:
* Selam isminin tecelli ve feyzinden yararlanmak isteyen kullar, bu ismin gereğine uygun olarak ‘Ya ALLAH ya Selam’ zikrine devam etmenin yanı sıra insanlar arasında hem söz hem de fiil ile ‘Selam’ın yayılması için gayret göstermelidir. Yani bol bol selam vermeli ve insanlar arasında barışın, huzurun, güvenliğin kurulmasına çalışmalıdırlar.
Mü’minlere gerekli olan bu tavır sadece Selam için geçerli değildir. ALLAH’ın rahmet ve cemalini ifade eden her bir isim aynı şekilde zikredilmeli ve en önemlisi olarak, o ismin ifade ettiği anlamın yeryüzünde daha güçlü ve yaygın bir şekilde yaşanması için iradi bir çaba içine girilmelidir. Böyle bir anlayış derinliği ve tavır, Mü’min’i, İslam’ı sadece yüzeysel bir biçimde anlayıp yaşamaktan kurtaracak, kulluğun derin ve asıl değerli boyutlarına taşıyacaktır. Ancak böyle bir bilinç, niyet ve tavır sayesinde: “Bir zamanlar Rabbin meleklere: ‘Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım’ demişti.” (2/Bakara:30) ayetinin haber verdiği o şerefli rütbe kazanılmış olacaktır. ALLAH’ın halifesi olma rütbesi…
* “Haşr suresinin 23. ayetinde ALLAH’ın özel kullarının çokça selam vermeleri işaret edilmektedir. Selam vermekle ALLAH’ın selamını elde edenler kendilerini her türlü sakıncadan korumuş olurlar.” (Afüfiddin Tilmsani; Esmaü’l-Hüsna, 181)
* ALLAH’ın Selam ismi hastalara şifa niyetiyle zikredilebilir.
İLGİLİ HADİSLER:
* Efendimiz Hz. Muhammed (O’na Binler Selam), namazdan ayrılmak istediği zaman üç kez istiğfar ettikten sonra: “ALLAHümme ente’s-selam ve minke’s-selam ya ze’l-celal-i ve’l-ikram (ALLAH’ım! Sen Selam’sın ve selamet de Senden’dir. Sen, celal ve ikram sahibi yücesin!)” diye dua ederdi. (Müslim)
* Efendimiz Hz. Muhammed (O’na Binler Selam): “Cennet ehli nimetler içinde iken aniden üzerlerinde bir nur belirir. Başlarını kaldırıp baktıklarında görürler ki Cebbar (olan ALLAH) onları üzerlerinden kuşatmıştır. Ve onlara şöyle seslenir: ‘Ey Cennet ehli! Selamün aleyküm (selam üzerinize olsun)’ sonra onlara şu ayet-i kerimesini okur: ‘Onlara Rahim olan Rabbin söylediği selam vardır.’ (36/Yasin:58), sonra onlardan gizlenir. Ve onların diyarında, onların üzerlerinde, O’nun rahmeti ve bereketi kalır.” (İbn Mace)
* Efendimiz Hz. Muhammed: “ALLAH’a selam olsun’ demeyin. Çünkü ALLAH’ın Kendisi Selam’dır.” (Buhari)
