Hamd ezelden ebede kadar her kim tarafından ve her kim için yapılıyor olursa olsun yalnız AZİZ ve CELİL olan ALLAH'a aittir

ALLAH'ı Bilmek

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA

ALLAH

RAHMAN

TEMEL ANLAMI:

* Her an bütün yaratılmışlar için hayır ve rahmet irade buyuran. Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olan.

* “Sonsuz merhametiyle lütuf ve ihsanda bulunan.” (Ragıb el-İsfehani;  Akt: Bekir Topaloğlu, DİA-34, 415)

* “Rahmetim ise her şeyi kaplamıştır.” (7/A’raf:156)

 

TEMEL ANLAMIN AÇILIMI VE İKİNCİL ANLAMLARI:

* “Bütün yaratılmışlara, rızıkları, yaşama vesileleri ve her türlü faydaları konusunda rahmeti yayılmış olan rahmet sahibi. Rahmeti, iyi olsun kötü olsun, Mü’min olsun, kâfir olsun herkesi kapsamış olan.” (Hattabi;  Akt: Suat Yıldırım, Kur’an’da Uluhiyyet, 111)

* İnsan, hayvan; kâfir, Mü’min diye ayırmadan bütün yarattıklarına, rızıklarını ve bütün iyilikleri bağışlayan, onları koruyup, gözeten.
“Rahman! Öğretti Kur’an’ı! Yarattı insanı! Belletti ona, o güzel beyanı (konuşma, maksadını anlatma)” (55/Rahman:1-3)

* Dünyada ve ahirette, kâfir ve Mü’min bütün kullarının ve bütün yaratılmışların maddi ve manevi, özellikle büyük, önemli ihtiyaçlarını, isteklerini karşılayan.

* “Kulları üzerinden belaları uzaklaştıran, takvası nedeniyle takva sahibinin ya da facirliği yüzünden kötülerin rızıklarını artırıp eksiltmeyen, aksine herkese rızkını veren.” (İsmail Hakkı Bursevi)

* “Hastalıkları ve sebepleri ortadan kaldıran.” (Halimi)

* “Her şeyin batınında (iç dünyasında) merhametiyle hazır ve nazır olan.” (A. Yüksel Özemre, Vahye Göre Akıl, 257)

* Varlıkların kasıt ve iradeleri olmaksızın da onların ihtiyaçlarını karşılayan.

* “Kudret ve iradesiyle daha önce kendisine bile merhamet etmeyen kimselere merhamet etme özelliği veren.” (İbn Kayyim el-Cevziyye, İbn Kayyim Tefsiri, 1, 12)

* “Râhman kelimesinin sözlük anlamı: Severek ve acıyarak koruyan, şefkat ve merhametle muamele eden.” (Bozkurt, 2020: 181)

 

TAMAMLAYICI BİLGİLER:

ALLAH İsmine En Yakın İsim Rahman’dır:

* “O’nun İsimleri içinde ALLAH ismi yerine de kullanılan tek isimdir ve ALLAH ismine en yakın olan isimdir. En kapsamlı olandır. O nedenle başka varlıklara isim olarak verilemez, başka bir dile çevrilemez, tıpkı ‘ALLAH’ ismi gibi.” (Gazali)

Rahman İsmi Sadece ALLAH’a Mahsustur:

* “Rahman kelimesinin yaratılmışlara isim olarak verilemeyeceği noktasında alimler arasında görüş birliği bulunmaktadır. Bu amaca yönelik olarak Kur’an’da: “İster ALLAH deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz hepsi O’nundur! O, en güzel isimler.” (17/İsra:110) denmiştir. (Taberi)

Rahman Zatî İsimdir

* “Cenab-ı Hakk’ın, ‘De ki: İster ALLAH deyin ister Rahman deyin; hangisini derseniz olur’ (17/İsrâ: 110) mealindeki beyanı Rahmân’ın fiilî değil zatî bir isim olduğunu gösterir.” (Mâtürîdî, 2015: 40)

Rahman İsminin Kapsamı:

* ALLAH ismi bütün Esma-i Hüsna’yı kapsadığı gibi, Rahman ismi de bütün Cemali isimleri kapsar. Bu nedenle de ALLAH isminden sonra en önemli isimdir.

* “Rahman, sadece Cemal manasına değildir, Celal sıfatlarını da yansıtır.” (Fahrüddin er-Razi)

* “Meryem suresinde ALLAH lafzının sadece iki yerde geçmesine karşılık, Rahman’ın on altı yerde geçmesi dikkat çekicidir. Bunun sebebi, muhtemelen kelimenin ortak bir kavram konumunda bulunması ve insan gönlünü ALLAH’a yaklaştıran bir içeriğe sahip olmasıdır.” (Bekir Topaloğlu, DİA-34, 416)

* Rahman, Kur’an’ın bazı yerlerinde “Rahman ve Rahim Olan ALLAH’ın Adıyla” gibi, ALLAH’ın sıfatı, bazı yerlerinde ise “Rahman Arş’a İstiva Etti” gibi, ALLAH’ın ismi olarak kullanılmıştır.

* Besmelede ALLAH, Kendisini ilk önce bu isimle ifade etmiştir.

Rahman İsminin Anlam İçeriği:

* “Rahman ismi şu dört şeyi içerir: ALLAH, insanları önce yaratmıştır. Sonra Mü’minleri imana ve mutluluk sebeplerine hidayet etmiştir. Daha sonra da onları ahirette mutlu kılmıştır. Ve onları, Kendi Cemalini görmek şerefine erdirmiştir.” (Gazali)

Varlık, Rahman İsmi Sayesindedir:

* “Bir şeyin varlık sebebi ALLAH’ın o şeye merhametidir. Rahmete mazhar olmayan bir şey zaten yoktur.” (Demirli, 2024: 150)

Râhman İsmi Kur’an’da 57 Kere Geçer.

Bu sıfat, farklı türevleri ve çekimleriyle Kur’an-ı Kerim’de 160’tan fazla yerde geçmektedir. (Avde, 2025: 36)

Bela ve Musibetler de Rahman’dandır:

* “Merhametlilerin en merhametlisi olan ALLAH’ın kullarına çeşitli bela ve musibetler vermesi, O’nun rahmetinin bir gereğidir. Çünkü kullarına yarar sağlayacak ve onlardan kötülükleri defedecek şeyleri en iyi bilen O’dur. Dolayısıyla ALLAH’ın kullarına musibetler vermesi, onları çeşitli felaketlerle sınaması, onları birçok arzu ve isteklerinden engellemesi, O’nun kullarına olan merhametinin bir göstergesidir. Ancak insanlar bilgisizlik ve haksızlıklarından Rablerini bela vermesi nedeniyle itham etmekte, O’nun bela ve musibet vermekle kendilerine iyilik ettiğini görememekte ve bilememektedirler. (…) Bu ALLAH’ın merhametinin tam oluşundandır; yoksa O’nun cimriliğinden değildir. (…) ALLAH’ın dünyada Mü’minleri sıkıntıya sokması, onlara bela ve musibetler vermesi, kulların bu dünyaya bağlanmalarına ve burayı daimi mekân edinmelerine engel olmak, asıl daimi mekân olan ve sonu olmayan ahiret hayatına yönelmelerini sağlamak içindir. ALLAH, ahirette vermek için bu dünyada vermemekte, esenliğe kavuşturmak için musibetler vermekte, diriltmek için öldürmektedir. ALLAH, merhametinin bir gereği olarak kullarını, merhametine güvenerek Kendisine karşı gelmekten ve güzel olmayan davranışlarda bulunmaktan sakındırmaktadır. O, şöyle buyurmaktadır: ‘ALLAH, sizi Kendisine karşı gelmekten sakındırır. ALLAH, Rauf’tur (şefkati sonsuz).’ (3/Al-i İmran:30)
(…)
Eğer bu varlık alemine basiretle bakacak olursan, denizin suyla, havanın havayla dolu olduğu gibi yeryüzünün de rahmetle dolu olduğunu ve bu rahmetin dışında bir şey olmadığını görürsün. Bu, ‘Rahmetim gazabımı geçmiştir’ (Buhari) sözünün bir gereğidir.” (İbn Kayyım;  Akt: Edisyon, Esmaü’l-Hüsna, 168)

Rahman-Rahim Farkı:

* “Rahman ve Rahim, şefkat ve merhamet ifade eden ALLAH’ın iki ismi olup, her biri ötekinden daha rakiktir.” (Abdullah b. Abbas;  Akt: Bekir Topaloğlu, DİA-34, 416)

* “Rahman ve Rahim isimlerinin Kur’an’daki kullanılışlarından hareketle, Rahman’ın, ALLAH lafzı gibi zati isim yerinde, Rahim’in ise sıfat konumunda olduğunu söylemek mümkündür. (Bekir Topaloğlu, DİA-34, 415)

* “Rahman isminde, Rahim isminde bulunmayan daha mübalağalı bir ifade vardır. Çünkü Arap gramerine göre, kelime yapısındaki fazlalık anlamın fazlalığına delil olur. Bu bakımdan ALLAH’tan başkası Rahman olmakla nitelendirilemez ama, Rahim ile nitelendirilebilir. Bu nedenle bazı alimler, ‘er-Rahman’ ismindeki rahmet, kafiri de mü’mini de kapsamakta, ‘er-Rahim’ ismindeki rahmet ise yalnızca mü’min ile ilgili bulunmaktadır, demişlerdir.” (Said Havva, el-Esas fi’t-Tefsir, 1, 41)

* Bu isim “Rahim” isminden farklı olarak, ilk yaratılışa bakar ve ALLAH’ın yarattıklarına, onların iradelerinden bağımsız olarak verdiği nimetleri ifade eder. Bunu dile getirmek üzere: “ALLAH, dünyanın Rahman’ı, ahiretin Rahim’idir” denir. Dolayısıyla Rahman ismi Cebbar ismiyle yakın ilişki içindedir.

* “Rahman ve Rahim’in ilahi isimler olarak anlam farkları üzerinde durulmuştur. Yaygın kanaate göre Rahman, dünya hayatında herkesi, Rahim ise ahirette sadece Mü’minleri kapsayan ilahi rahmeti ifade eder. Nitekim Kur’an’da ALLAH, rahmetinin her şeyi kuşattığını beyan ettikten sonra onu son peygambere iman edip belli niteliklere sahip olan kimselere ileride ayrıca lütfedeceğini belirtmiştir: ‘Bize bu dünyada da iyilik yaz, ahirette de. Biz Sana yöneldik!’ ALLAH buyurdu ki: ‘Kimi dilersem, onu azabıma uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kaplamıştır. Onu, Bana karşı saygılı olup, günahtan sakınanlara (müttakiler), zekâtı verenlere, ayetlerimize inananlara yazacağım!’ (7/A’raf:156) (Bekir Topaloğlu, DİA-34, 416)

* “Rahim’, ‘Rahman’ın, rahmete muhtaç olanlara acımak, esirgemek, merhamet etmek ve görüp gözetmek şeklinde yansıyan fiili sıfatıdır. (Sabuni, Revai’l-Beyan,1, 39-40)

* ‘Rahman’, şu ayetlerde görüleceği üzere Kur’an’da ‘ALLAH’ ismine denk tutulan yegane sıfattır: ‘De ki: ‘İster ALLAH diye dua edin, ister ‘Rahman’ diye dua edin!’ (17/İsra:110) ‘Rahman, okumayı öğretti…’ (55/Rahman:1) Buna göre ‘Rahman’, ALLAH’ın, ‘ALLAH’ ismine denk tuttuğu; gazap anında bile Zatından kesilmeyen, ayrılmayan, yenilenmeyen; Yüce Zatı ile varlığı devam eden, Zatına özdeş tek sıfatıdır; aynen ateşteki sıcaklık, buzdaki soğukluk gibi ‘rahman’ da ALLAH’ın Zatından ayrı düşünülmesi caiz olmayan zati sıfatıdır. ‘Rahim’ ise, merhamet edilenlerle ilgili olan, onlara ‘Rahman’ vasfının merhamet olarak yansıyan; gerektiğinde kesilen, yenilenen ve ALLAH’tan başka insanlar ve diğer varlıklar için de kullanılan ortak sıfatlarındandır. (Bkz. 9/Tevbe:128) (M. Zeki Duman, Beyanu’l-Hak, 1, 31)

İlk Tecelli Eden İsim Rahmandır:

* “Ezelde henüz mahlûkat yaratılmamışken Yüce ALLAH yaratacağı bu mahlûkat hakkında önünden sonuna kadar, rahmet veya gazabından herhangi biri ile davranmaya eşit biçimde güç sahibi bulunduğu ve bunlardan herhangi birinin tercihinde ‘Niçin onu tercih ettin?’ diye O’na soru soracak üstün bir kuvvet bulunmadığı halde, doğrudan Kendisi –lütuf ve ihsan yolu ile- bütün yaratılmışlar hakkında rahmeti tercih edip, onu Kendi Kutsal Varlığına Kendi iradesiyle gerekli kıldı; rahmeti ahlak (davranış biçimi) edindi. Bundan dolayı Yüce ALLAH tarafından yaratılmışlara ilk tecelli eden hüküm ve etki rahmetten ibaret olmuştur.” (A. Osman Tatlısu, Esmaü’l-Hüsna Şerhi, 31)

İnsan Râhman İsmine Aynadır:

* “İnsan, Râhman ismini tamamiyle gösterir bir şekildedir. Evet, daha önce açıkladığımız gibi, kâinatın sîmasında binbir ismin şuâlarından ortaya çıkan Râhman ismi göründüğü gibi, yeryüzünün sîmasında ALLAH’ın mutlak rububiyetinin sayısız yansımalarıyla ortaya çıkan Râhman ismi gösterildiği gibi, insan varlığının bütününde küçük bir ölçekte yeryüzünün sîması ve kâinatın sîması gibi yine o Râhman isminin tam bir yansımasını gösterir demektir.” (Nursî, 1976: 93)

Rahman, Öncelikle Rezzak’tır:

* “Rahman’ın en görünen manası Rezzak’tır. Rızka muhtaç yaratılmışlarına rızk vererek merhametini gösterir. (…) İnsan ise rahmetin en parlak bir aynasıdır. ALLAH, sınırsız merhameti sebebiyle bütün yaratılmışları insanın imdadına koşturur. Bu sebeple Efendimiz (OnaBinlerSelam), bir hadisinde: ‘İnsan, Rahman suretindedir’ buyurur. Yani rahmeti en güzel gösteren aynadır insan.” (Ömer Sevinçgül, ALLAH, 20)

Bütün Nimetler Râhman İsminin Tecellisidir:

* “(19/Meryem: 88-95. arası) ayetlerde ‘Râhman’ kelimesi, Cenâb-ı ALLAH’ın nimetlerinin asıllarının ve fer’ilerinin ancak O’ndan olması cihetiyle yegâne Râhman olduğuna dikkatleri çekmek için, defalarca tekrar edilmiştir.” (Râzî, …: 410)

İnsanların Gelişimi ve Rahman İsmi:

* “Varlıkların, doğal yaşam süreçlerinin gereği olarak gösterdikleri gelişim ve mükemmelleşme Rahman’ın tecellisidir.” (Nusret Tura, O’nun Güzel İsimleri, 59)

Kulluğun Temeli Rahmaniyet:

* “Bir gün Mescid-i Nebi’de Hz. Peygamber ALLAH’ın ne kadar merhamet sahibi bir Râhman olduğundan söz ederken sahabeden birisinin heyecana gelerek şöyle dediği aktarılır: ‘Böyle bir ALLAH’a ibadet edilmez mi?’ (…) İbadetin sebebi olarak râhmet!” Modern sosyoloji ve antropolojiye göre bozulmuş dinlerde ilah tasavvuru korkuya dayalıdır. İnsanlar kendi aczleri ve tabiatın zorlukları karşısında temel güdüleri korku olarak tanrılarına ibadet etmiş hatta olayı insan kurban etmeye kadar götürmüştür. İslam ise ALLAH-insan bağını rahmete dayalı sevgi üzerinden kurmuştur. “Bu itibarla insan ALLAH’a koşmak üzere hareket eder. ‘ALLAH’a kaçınız.’ (51/Zariyat: 50)” (Demirli, 2024: 150)

ALLAH’ın Rahmaniyeti ile İnsanların Merhameti Arasındaki Fark:

* “ALLAH’ın merhameti (rahmaniyeti), bir kalp duygusu, psikolojik meyil manasında bir iyilik duygusu değildir. İyiliği kastetmek veya sonsuz nimet verme anlamındadır.” (Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır;  Akt: M.Yaşar Soyalan, Elmalı Tefsirinde Kur’ani Terimler ve Deyimler, 264)

Rahman, “Esirgeyen” Olarak Çevrilemez:

* “Bazılarının Rahman’ı ‘esirgeyici’ diye tercüme ettiklerine şahit oluyoruz; hâlbuki ‘esirgemek’ kıskanmak ve yazık etmek manasınadır. ‘Benden onu esirgedin’ denilir. Sonra kıskanılanın korunması, sakınılması tabii olduğundan, esirgemek onun bir gereği olan kıskanmak anlamında da kullanılır. Esirgeyici aynı zamanda ‘kıskanç’ da olduğundan yapılan şey bir tefsir de olmaz. ‘Acıyıcı’ anlamı da hem tatsız hem de kusurlu bir kullanımdır. Kuru bir acıma merhamet değildir. Merhamet, acıyı ortadan kaldıran ve onun yerine sevinç ve iyiliği getirmeye yönelik bir iyilik duygusudur. Dilimizde tamamen bilinen bir kelimedir. Biz ‘merhametli’ sıfatından aldığımız tadı öbür kullanımlardan tam olarak alamayız. Bu nedenle ‘pek merhametli’ yerine, ‘acıyıcı, esirgeyici’ demeyiz. (Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır;  Akt: M. Yaşar Soyalan, Elmalı Tefsirinde Kur’ani Terimler ve Deyimler, 264)

Din, Kitap ve Peygamber Gönderilmesi Rahman İsminin Tecellisidir:

* “Rahman ismini hakkıyla anlayan bilir ki, o isim, yağmuru yağdırmaktan, bitkileri bitirmekten ve taneleri çıkarmaktan çok peygamberleri göndermeyi ve kitapları indirmeyi kapsamaktadır. Çünkü rahmetin, kalplerin ve ruhların canlılığını sağlayan şeyleri gerekli kılması cisim ve bedenlerin diriliğini sağlayan şeyleri gerekli kılmasından daha önemlidir. Ancak bunu idrak etmekten mahrum bırakılan nasipsizler, bu isimden sadece hayvanların alabileceği payı aldılar ve sadece maddi yönleri anlayabildiler. Hâlbuki gerçekten akıl sahibi olan kimseler bunun ötesine geçerek Rahman isminin asıl anlamını kavradılar.” (İbn Kayyim el-Cevziyye, İbn Kayyim Tefsiri, 1, 14)

Rahmeti ve Azabı Birbirine Karıştırma Tehlikesi:

* “Olaylar iki bölümdür. Rahmet olmadığı halde rahmet sanılan, fakat gerçekte bir azap ve bela olan olaylar ve gerçekte bir lütuf, ihsan ve rahmet olduğu halde, bir azap ve ceza olduğu sanılan olaylar.

Birinci bölüme şu örneği verebiliriz: Baba çocuğunu ihmal edip, dilediğini yapacak şekilde, onu terbiye etmez, öğrenmeye teşvik etmezse… İşte bu durum görünürde bir merhamet, gerçekte ise bir cezadır.

İkinci bölümün örneği ise; çocuğunu okula hapsedip, onu öğrenim görmeye zorlayan baba gibidir. Bir görünüşte bir ceza sanılsa da, gerçekte bir rahmet ve merhamettir.

İnsan da böyledir… Bir insanın elinde kangren hastalığı olsa… Bu adamın eli kesilse, bu, görünüşte bir azap, gerçekte ise bir rahmet ve acımadır. Bundan dolayı aklı az olanlar, işlerin görünüşüne aldanırlar. Gerçek akıllılar ise, işin aslına ve hikmetine bakarlar.

Bunu iyice anladığında, alemde bulunan çile, bela, elem ve bütün meşakkatler, her ne kadar görünürde böyle olsalar da gerçekte onların bir hikmet ve rahmet olduğunu anlarsın. Bunun özü hikmet konusunda söylenen şu sözdür: ‘Küçücük bir şerden dolayı, çok hayırları terk etmek, büyük şerdir.’ Buna göre, yaşanan sınavlardan maksadın, ruhları bedene ait ilgilerden temizlemek olduğunu anlarsın. Nitekim Cenab-ı Hak: ‘İyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz.’ (17/İsra:7) buyurmuştur.

Ateşin yaratılmasından maksat, kötü olanları iyilerin yoluna çevirmek ve o kötüleri dünyadan, ahiret yurduna çekmektir. Nitekim Cenab-ı Hakk: ‘ALLAH’a kaçın’ (51/Zariyat:50) buyurmuştur.” (Fahruddin er-Razi, Tefsir-i Kebir, 1, 326)

Rahman’ın Yasak Koyması:

* “İlahi merhamet verdiklerinde göründüğü gibi yasaklarında da dikkatle bakanlara kendini gösterir. Zira ALLAH Teâlâ, bir şeyi kuluna yasakladığında onu mutlaka bir hikmetten dolayı yasaklar; belli ki o yasakla kendisini bekleyen bir kötülükten korumuştur. Bu sebeple lütufları için de yasakladıkları için de Cenab-ı ALLAH’a hamd olsun diyoruz.” (Avde, 2025: 42)

Rahman’ın Azabı:

* “Rahman olarak azap ederse bunun anlamı şudur; onlar inkar, nankörlük, ümitsizlik ve Cenab-ı ALLAH’tan uzaklaşma ile öyle bir sınıra gelmişler ki, ALLAH Teâlâ merhametlilerin en merhametlisi olduğu halde O’nun azabına müstehak olmuşlardır.” (Avde, 2025: 37)

İnsanların Merhametiyle ALLAH’ın Rahmeti Arasındaki Fark:

“İnsanlar rahmet edince üzülür yerine göre ağlarlar. ALLAH’ın rahmetinde duygusallık değil, adalet ve nimetlerden yararlandırma vardır.” (Bozkurt, 2020: 182)

Hindularda da Rahman ve Rahim Zikri Var

* “Sanskritçe çekilen tesbihler de vardır ki, yogi, büyük bir saygı içerisinde binlerce defa: ‘Rahîm..Rîham’ kelimelerini söyler. Bu kelimeler tamamen, Müslümanlıktaki: ‘Rahîm.. Rahman’ kelimelerine denk gelmektedir.” (Mahmud, 2004: 158)

  

PRATİK BOYUT:

* “Rahman isminden elde edilecek feyiz, kalp gözü kapalı, perdeli olan kulları, şefkat ve nezaketle uyarmak; günahkârlara hakaret nazarıyla değil merhamet nazarıyla bakmak; dünyada işlenen her günahı bir musibet kabul edip onu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Çünkü her masiyet onu işleyeni ALLAH’tan uzaklaştırır, böylesi en çok acınmaya layık olan kimsedir.” (Gazali;  Akt: Bekir Topaloğlu, DİA-34, 416)

* Ruhunda merhamet yoksunluğu, kalbinde katılık hisseden “Ya Rahman ya ALLAH” zikrine devam etmelidir.

* “Eğer ihsan sahibi kimselerden olmak istiyorsan, ALLAH’ı görüyormuş gibi O’na ibadet et. Bu, seni daha çok O’nun merhametine yaklaştıracaktır.” (Kurtubi; Edisyon, Esmaü’l-Hüsna, 172)

* Rahman, ALLAH’ın merhamet sahibi olduğunu, Rahim ise sahip olduğu bu merhametle varlıklara merhamet ettiğini göstermektedir. Bu durumda, Rahman ve Rahim isimlerini, besmelede olduğu gibi, bir arada zikretmenin faydası ALLAH’ın genel ve özel merhametinden; bu dünyadaki ve ahiretteki nimetlerinden yararlanmaktır.

* “Râhman esmasının insandaki yansıması, hem şefkat hem de adaleti içerir. Sadece hislerle değil, hikmetle yönetilmelidir.” (Kocabaş, Özsoy, 2025: 44)

* “ALLAH’ın rahmeti sınırsızdır ama her zaman hikmete dayanır. Bazen görünüşte zor olan durumlar bile ilahi rahmetin bir parçasıdır.” (Kocabaş, Özsoy, 2025: 44)

* “Rahman esmasının insandaki dengeli yansıması, insanı hem ALLAH’a hem de diğer insanlara yaklaştırır.” (Kocabaş, Özsoy, 2025: 44)

 

İLGİLİ HADİSLER:

* “Şüphesiz ki ALLAH gökleri ve yeri yarattığı gün yüz rahmet yaratmıştır. Her bir rahmet yer ile gök arasındaki mesafeyi kaplayacak büyüklüktedir. ALLAH, bu yüz rahmetten bir tanesini yere indirdi. İşte bu tek rahmet sebebiyle anne çocuğuna ilgi ve şefkat gösterir. Vahşi hayvanlar ve kuşlar da yine bu rahmet nedeniyle birbirlerine şefkat gösterirler. ALLAH, kıyamet gününde geride bıraktığı o doksan dokuz rahmetiyle kullarına merhamet edecektir.” (Müslim)

* “Güçsüzlere merhamet edenlere, Rahman olan ALLAH da merhamet eder.” (Ebu Davud)

* “Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin.” (Tirmizi)

* “ALLAH, insanlardan ancak merhametli olanları bağışlar.” (Buhari)

* “ Şüphesiz acıma, merhamet duygusu Rahman’dan bir parçadır.” (Buhari)

 

KAYNAKÇA
AVDE, S. (2025), Esmâ-yı Hüsnâsıyla ALLAH’ı Tanımak, İstanbul: Beka.
BOZKURT, A. (2020), ALLAH İnancı ve Esm’aü’l-Hüsnâ, İstanbul: Kayıhan Yayınları.
DEMİRLİ, E. (2024), Esmâ-i Hüsnâ ALLAH’ı İsimleriyle Tanımak, İstanbul: Fikriyat.
KOCABAŞ, Ş., ÖZSOY, N. (2025), Esmâlardan Öze Yolculuk, İstanbul: Ensar Neşriyat.
MAHMUD, M. (2004), Kur’an’a Yeni Yaklaşımlar, İstanbul: Işık Yayınları.
MÂTÜRÎDÎ, M. (2015), Te’vîlâtü’l Kur’ân-I, İstanbul: Ensar Neşriyat.
NURSÎ, S. (1976), Lem’alar, İstanbul: Sözler Yayınevi.
RÂZÎ, F. (      ), Mefâtîhu’l-Gayb-15, Ankara: Akçağ Yayınevi.