Hamd ezelden ebede kadar her kim tarafından ve her kim için yapılıyor olursa olsun yalnız AZİZ ve CELİL olan ALLAH’a aittir

ALLAH’ı Bilmek

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

ALLAH

RAHİM

TEMEL ANLAMI:

* Dünyada bütün varlıkların maddi ya da manevi küçük, yaşamsal olmayan ihtiyaç ve isteklerini karşılayan, ahirette ise bütünüyle ve sadece Mü’minler için tecelli edip, onlara ALLAH’ın her çeşit nimetlerini ulaştıracak olan.

* Çok çok acıyan ve merhamet eden.

* “O, Mü’minlere karşı çok merhametlidir.” (33/Ahzab:43)

TEMEL ANLAMIN AÇILIMI VE İKİNCİL ANLAMLARI:

* Günahları bağışlayan.

* Verdiği nimetleri iyi kullananlara daha büyük ve ebedi nimetler veren.

* “Yarattıklarını, rızıklandırmakla şefkatini gösteren.” (Abdullah b. Abbas)

* Mazlumun hakkını zalimden alan.

* Zarara uğramış, hasta, işkenceye maruz kalmış, çeşitli bela ve musibetlerle karşı karşıya gelmiş kişilerin imdadına koşan.

 

TAMAMLAYICI BİLGİLER:

Rahim-Mürid İlişkisi:

* Bu isim ikinci yaratılışa bakar ve “Rahman” isminden farklı olarak, kendi iradeleriyle Cennet’i kazandıracak işler yapmış, İslam’ı yaşamış olan kullara verilecek ahiret nimetlerini ifade eder. Dolayısıyla Rahim ismi Mürid ismiyle yakın ilişki içindedir.

* “Yaratılmışlar içinde irade sahibi tek varlık insandır. Bu özelliği nedeniyle Rahim isminin ondaki tezahürü, diğerlerinden kat kat fazladır.” (Nureddin Ünal; Esma’ül Hüsna, 16)

İnsan İçin En Özel İsim:

* Ve bu isme dayalı yetenekler de (irade, bilinç gibi) sadece insana verilerek, onun yaratılmışların en üstünü olması sağlanmıştır ki bu açıdan Rahim ismi insan için “en özel” isim haline gelmiştir.

Rahim-Rahman İlişkisi, Farkı:

* Rahimiyet, ALLAH’ın izniyle, başkalarının da sahip olabileceği bir sıfat olduğu için ALLAH, Kur’an’da birçok yerde Kendini: “Hayru’r-rahimin (merhamet edenlerin en hayırlısı); Erhamu’r-rahimin (merhamet edenlerin en merhametlisi) olarak adlandırmıştır. Ve ilginçtir ki aynı durum, Rahman ismi için söz konusu edilmemiştir.

* “Yüce ALLAH’ın Rahman oluşu ‘ezele’ (başlangıcı olmayışa), Rahim oluşu ‘la yezale’ (ölümsüz oluşa ve sonu bulunmayışa) göredir. Bundan dolayı yaratılmışlar Yüce ALLAH’ın Rahman olmasıyla başlangıçtaki rahmetinden, Rahim olmasıyla da sonuçtaki rahmetinden doğan nimetler içinde gelişirler. Rahman’ın rahmeti bir şarta bağlı değilken, Rahim’in rahmeti bir şarta bağlıdır.” (Elmalılı)

* “Her şeyde ve kendimizde gizlenmiş olan bu sayısız nimetleri (bizim dışımızda, doğaya yerleştirilmiş olan nimetler ile yeteneklerimizi) meydana çıkarmak ve onlardan faydalanmak için çalışacağız. Bütün yeteneklerimizi işleteceğiz. Bu takdirde gayretlerimizin boşa gitmeyeceğini bize müjdeleyen, Rahim ismidir. Çünkü bu isme göre her gayret bir mükâfatla karşılanacaktır.

Rahman ve Rahim isimleri iki türlü rahmet ifade eder. Rahman isminin ifade ettiği rahmet, hiçbir türlü şarta, hiçbir türlü kesb ve iradeye bağlı olmayarak bağışlanan rahmettir. Bu, tam kapsamlı bir rahmettir ki, bütün yaratılmışları kaplar. Bunda çalışan-çalışmayan, suçlu-itaatli, imanlı-imansız ayırt edilmez.

Rahim isminin ifade ettiği rahmet ise, Rahman’ın lütfu olan rahmeti iyiye kullanarak çalışanlara bir mükâfat olmak üzere verilen rahmettir ki en az bire ondur.” (Elmalılı)

* “İşte dinin, takvanın, çalışmanın, gayretin önemi bu açıdandır. Bunun içindir ki ‘dünyanın Rahman’ı ahiretin Rahim’i’ denilmiştir. Demek ki Rahim sıfatı iman ile imansızı, iyi ile kötüyü, korunanlarla korunmayanları ayırt ederek iyileri sonunda ecir ve mükâfatla murada erdirmek manasını ifade ettiği için, ona karşı Rahman sıfatından kaynaklanan rahmeti kötüye kullanmış, kötülerin de mahrumiyet ve cezalandırma ile sorumluluklarını içerir.” (Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili-8, 214)

* “Denebilir ki, ALLAH’ın rahmetinin, dünyada tecelli eden bölümü Rahman isminden kaynaklanırken; ahirette tecelli den kısmı da Rahim isminden kaynaklanmaktadır.” (Mehmet Dikmen; Esmaü’l Hüsna,21)

* Rahman bütün kullarına ve yarattıklarına merhamet eden anlamında idi, Rahim ise, Kendisine itaat ve ibadet edenlere rahmet eden anlamındadır. Bu nedenle Efendimiz, bir duasında ALLAH’a: “Ey dünyanın Rahmanı, ey ahiretin Rahim’i…” şeklinde hitap etmiştir. Dolayısıyla, Rahman’ın tecellisi açısından muhtaç olmak, Rahim’in tecellisi açısından da layık olmak esastır.

* Rahim ismi, Rahman ismine göre daha özeldir. Sadece iman edip, İslam’ı yaşayanlara, takva ve ihsan sahiplerine yöneliktir. Dünyada, sadece Mü’minlerin güzel amellerine sevap verir, ahiret nimetlerinden onları yararlandırır, onlardan razı olur ve onları Cennet’ine koyar. Mü’min olmayanlar, ALLAH’ın dünyadaki nimetlerinden yararlanırlarsa da ahiretteki nimetlerinden yoksun kalırlar. Bu fark nedeniyle ALLAH için, dünyada ve ahirette Mü’min ve kâfir herkesin Rahman’ı, ahiretin ve Mü’minlerin de Rahim’i denilmiştir.
“Rahman, dünya ile Rahim ise ahiret ile ilgilidir’ denilmiştir. Buna göre Rahim sıfatı, imanlı imansızı, iyi ile kötüyü, korunanla korunmayanları ayırd ederek iyileri sonuçta mükâfat ile murada erdirmek manasını ifade ettiği için, ona karşılık Rahman’ın rahmetini kötüye kullanmış kişilerin de mahrumiyet ve ceza göreceklerini ihtiva eder.” (Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır)

* “Bazı alimlere göre de, ALLAH’ın Rahim ismi Rahman isminden daha geniş kapsamlıdır. Zira Mü’min için hem dünya, hem de ahiret nimeti vardır. ALLAH, Mü’min kullarına hem dünyada hem de ahirette rahmeti ile lütfeder. İnanmayanlara da ALLAH’ın sadece dünya nimetleri vardır. Onların ahiret nimetinden nasipleri yoktur.

Bir kısım tefsircilere göre ise bazı yönden ALLAH’ın Rahman ismi, bazı yönden de Rahim ismi daha geniş kapsamlıdır.” (Ebu’l-Leys Semerkandi, Tefsiru’l Kur’an, 1, 48)

* Rahmaniyet uygun oluş, Rahimiyet ise tahkik ve inceleme makamıdır.

* “Rahmet kaynağı oluşunu Rahman ismiyle dile getiren ALLAH, merhamet ediyor oluşunu da Rahim ismiyle bildirmiştir.” (Ömer Sevinçgül; ALLAH, 21)

* “Rahman, muhtaç olanlara, Rahim ise, iftihar ehline özeldir.” (Sadreddin Konevi; Esma-i Hüsna Şerhi, 39)

Rahim-Gafur İlişkisi:

* ALLAH, Rahimiyeti nedeniyle günahkâr kullarını bile Kur’an’da, Kendi adına izafe etmiş ve onları affedeceği müjdesini vermiştir: “Ey kendi canları aleyhine haddi aşan kullarım! ALLAH’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü ALLAH bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, Gafur’dur, Rahim’dir.” (39/Zümer:53)

* Kur’an’da Rahim ismi genellikle “Gafur” ismiyle bir arada kullanılarak, en büyük ve önemli Rahimiyet’in, günahların bağışlanıp örtülmesi olduğuna dikkat çekilmiştir.

* “şeytan, insana: ‘ALLAH Rahim’dir, affeder’ diyerek insanı günah işlemeye sürükler. Hâlbuki Kıyamet Günü düşmanlara merhamet olunmayacaktır.” (İmam Rabbani)

Rahim’in Ahirete Bakan Yönü:

* Ahirette, ALLAH’ın, Mü’minlere olan bütün lütufları ve bu bağlamda Cennet’te Mü’minlerin birbirlerine, bütün Cennet halkına karşı duyacakları her çeşit sevgi ve dünyadan getirdikleri birbirlerine karşı kin, düşmanlık, kıskançlık vb. çirkin duyguların ortadan kalkması gibi hayır ve lütuflar hep Rahim isminin tecellisi ile olacaktır.

* ALLAH, Rahimiyeti’ni, ahirette, sadece peygamberlerinin izinden gidenler ve Kendisine karşı takva sahibi olanlar için tecelli ettirmiştir. Mutlak manada Rahimiyet sadece bunlar içindir. Bunların dışında kalanlar ise, O’nun Rahimiyeti’nden sadece bir pay alanlardır.

* “ALLAH’ın Rahim sıfat-ismi O’nun, daha ziyade kullarının gelecekte elde etmek üzere hak ettikleri, layık oldukları sınırsız rahmetini, lütuf ve merhametini ifade etmektedir. ‘Esirgemek’ ve ‘bağışlamak’ bu sonsuz, engin ve etkisi çeşitli rahmetin ancak bir parçası, etkilerinin yalnızca bir çeşididir.” (Heyet; Kur’an Yolu, 1, 59)

* Kur’an’da Rahim ismi yüz on dört yerde ALLAH’a ait olarak geçmektedir. Yani Rahman isminin tam iki katı… Bu oran, dünya nimetleri ile ahiret nimetlerinin hem nitelikleri hem de nicelikleri açısından fikir vermektedir.

Kur’an’da Rahim ile Çift Oluşturan İsimler:

* “Rahim ismi, Mekke’de: Rabb, Aziz, Vedud; Berr isimleriyle; Medine’de: Tevvab ismiyle; Hem Mekke, hem Medine’de ise: Rahman, Gafur, Rauf isimleriyle birlikte kullanılmış, çok nadir olarak yalnız başına gelmiştir.” (Suat Yıldırım; Kur’an’da Uluhiyyet, 125)

Rahim’in A’zam Tecellisi Efendimiz’dir (O’na Binler Selam):

* Rahim isminin A’zam seviyede tecelli ettiği varlık Efendimiz Hz. Muhammed’dir (O’na Binler Selam). Çünkü Kur’an ondan söz ederken rahim ifadesini bir sıfat olarak kullanmıştır: “Şanım hakkı için, size içinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. Çünkü o, size çok düşkün, Mü’minlere de rauf ve rahimdir (çok şefkatli, çok merhametli).” (9/Tevbe:128)

PRATİK BOYUT:

* Rahman ismi daha çok, insanın maddi tehlikelerden korunmasına, Rahim ismi ise manevi tehlikelerden korunmasına dönüktür.

* Bu ismin gereği olarak Mü’minler, çevrelerindeki muhtaç insanların sıkıntılarını gidermek için kendilerini sorumlu hissederler. Rahim’in tecellisine aracı olmaya çalışırlar. Özellikle İslam dışı yanlış yollara saplanmış olanlara acıyıp, onların İslam’a yönelmeleri için gayret gösterirler. Bu, büyük bir şereftir.

* Şefkatli olmak bir insanı ALLAH’ın Rahim ismine ulaştıran en etkin ve en hızlı vesiledir.

* “Rahim isminden alınabilecek nasip, fakirlerin ihtiyacını gidermeye gayret etmektir. Serveti ve nüfuzuyla bunu gerçekleştiremeyen kimse sıkıntıya düşenlere dua etmeli ve üzüntülerine ortak olmalıdır.” (Gazali; Esma’ül Hüsna Şerhi, 78)

 

İLGİLİ HADİSLER:

* Abdullah b. Ömer anlatıyor (ALLAH Ondan Razı Olsun): “ALLAH’ın Rasulü ile beraber bir seferdeydik. Bir topluluğun yanına uğradık. ALLAH Rasulü: ‘Bu hangi topluluktur?’ diye sordu. Biz, onların Müslüman olduklarını söyledik. Bu sırada bir kadın tandırını yakmaya çalışıyordu, yanında da küçük bir kız vardı. Tandır, iyice alevlenip, kızışınca, kadın olduğu yerden kalkıp, ALLAH Rasulü’nün huzuruna geldi ve ona sordu: ‘Siz ALLAH’ın Rasulü müsünüz?’ O: ‘Evet’ dedi. Kadın, sevinçle tekrar sordu: ‘Anam, babam size feda olsun. ALLAH, merhamet edenlerin en merhametlisi değil midir?’ O: ‘Evet, öyledir’ buyurdu. Kadın, tekrar sordu: ‘O halde ALLAH’ın kullarına karşı merhameti, annelerin evlatlarına karşı merhametinden daha üstün değil midir?’ ALLAH’ın Rasulü, bir kez daha: ‘Evet, öyledir’ buyurdu. Kadın, bunun üzerine dedi ki: ‘Ey ALLAH’ın Rasulü! Bir anne hiçbir zaman evladını ateşe atmaz.’ Bu söze karşılık ALLAH Rasulü secdeye kapandı, uzun bir süre öylece kaldı. Secdeden başını kaldırdığında da şöyle buyurdu: ‘ALLAH, kullarından, ancak kötülüğü huy edinmiş, fesad çıkaran, inatçı, bile bile Hakk’ı inkâr eden, asi ve ‘La ilahe illALLAH’ demeyen kimseye azab eder.” (İbn Mace)